Linkedin, Akademi ve Diploma

Hazır tercih dönemi başlamışken elbette sosyal ağlar da birinci görevi olan bilgi paylaşımını en üst seviyede tutuyor, yalan, yanlış ve doğru üçgeninde. Elbette ki insanların bildiklerini paylaşma arzusu engellenemez ancak son zamanların özgüven aşısı olan beğeni ve yorum sayılarını arttırmak için Linkedin’de bazılarının vakıf üniversitesi şikayetleri komik olmaya başladı. Dönem içerisinde “Hocam seminer verebilirim, yarı zamanlı ders anlatabilirim, iletişimi kopartmayalım” diye e-posta atan arkadaşlar Linkedin’de vakıf üniversitesi düşmanı olmuşlar.

Markaların kalitesinin sabit olmadığına inanan biri olarak iddiamın arkasındayım: Diplomada yazan üniversite adıyla kariyerin, başarının ve kalitenin hiçbir alakası yoktur. Diplomaya değer katan, diploma sahibinin kendini geliştirmeye açıklığıdır. Bir öğrenci akademik eğitimi süresince sadece ders çalıştıysa, kendine yeni bir yetenek katmak üzere hiçbir çaba sarf etmediyse kariyeri belirli bir noktada kilitlenecektir, işte o aşamada diplomanın üstünde yazan üniversite adı anlam ifade etmeyecektir.

İnternet’te ücretsiz eğitimlerin bu kadar yaygın olduğu, akıllı telefonlardan bilgiye ulaşmanın saniyeler aldığı bir zamanda bence diplomadan önce gelen esas nitelik insanın bilgiye olan doygunluğudur. Bir insan ben artık doydum, daha fazla öğrenmeme gerek yok diyorsa unvanı her ne olursa olsun bitmiştir bence.

PS: Vakıf üniversitelerinde çalışanlara “Siz de akademisyen misiniz? Öyle üniversite olmaz” deyip de devletten emekli olunca o üniversitelere kapağı atan bütün öğretim üyelerine selam olsun.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *