A Performance Evaluation for Interconnected Construction Sectors of Turkey: An Analysis Using TOPSIS and MAUT

We recently published a working paper titled “A Performance Evaluation for Interconnected Construction Sectors of Turkey: An Analysis Using TOPSIS and MAUT” and can be accessed from SSRN.

All comments are welcome, please contact me via gc@gokberkcan.com.

 

 

WannaCrypt? No.

En küçük bilginin bile sunucularda saklandığı bir zamanda siber saldırıların işletmeler ve meslek mensupları için yarattığı risk de sürekli artıyor. 15 Mayıs’ta Microsoft tarafından yapılan açıklamaya göre Wannacrpyt (ve diğer birkaç) adıyla küresel tehlike yaratan virüs için  MS17-010 güvenlik güncellemesinin mutlaka yapılması gerekiyor.

Sakın ola ki varlığı yokluğu belli olmayan Windows Defender’a güvenip sunucularınızı ve bilgisayarlarınızı saldırılara açık bırakmayın ve en kısa zamanda kendi başına bir anti-virüs yazılımı yerine sürekli güncellenen internet güvenliği paketine geçmenizi tavsiye ederim. Windows gibi düzenli olarak saldırıya uğrayan bir işletim sisteminin asla kendisini koruyabilecek kapasitede olduğunu düşünmeyin, siz her zaman kendinizi korumaya alın.

Eğer ola ki bugüne kadar hiç yapmadıysanız lütfen düzenli yedek alın ki başınıza gelebilecek olan saldırıdan sonra tekrar ayağa kalkabilmek kolay olsun.

PS: Engadget’ın haberine göre virüsün Çin ve Rusya’da hemen yayılmasının sebebi ise korsan Windows kullanımı.

Muhasebecilerin yaptığı 8+3 yanlış 

Accounting Today’de yayımlanan yazı haliyle Amerikalı meslektaşlarımıza ithafen yazılmış ancak ülke değişse bile yapılan hatalar ülkeden ülkeye benzerlikler​ gösterebiliyor. Listenin ilk sekizi Accounting Today’e ait, 9, 10 ve 11 ise ülkemizde muhasebe mesleğinin sorunlarının da çözümü olacağına inandığım görüşlerimdir

  1. Kendilerini farklılaştırmamaları (markalaşmamaları).
  2. Müşteriyi, işletmeyi veya endüstriyi anlamamaları.
  3. Tarihsel verileri toplamanın ve özetlemenin mesleğin doğası olduğunu unutarak geleceğe dönük önlemler almamaları.
  4. Hizmetin gerçek değerini ücrete yansıtmamaları.
  5. Sadece beyanname hizmeti vermeleri.
  6. İdeal müşteri profilini çıkartmamaları.
  7. Referansa dayalı bir ağ kurmamaları.
  8. Güvenilir bir danışmanın neye benzediğini anlamamaları.
  9. Uzmanlığa dayalı ortaklıklar ile muhasebe ofislerinin kurulmaması.
  10. Teknolojik gelişmelerden yeteri kadar yararlanılmaması.
  11. Mesleğin gerektirdiği sürekli eğitimin göz ardı edilmesi.

The 8 biggest mistakes accountants make

Farklı Kaydet >> PDF

Bir şirket niye faaliyet raporu yayımlıyorsa bir denetim şirketi de o yüzden şeffaflık raporu yayımlıyor. Kamuya faaliyetleri hakkında aydınlatmak ve karar almalarını kolaştırmak için. Ancak bu raporu hazırlayanların bazıları sanırım kendi raporlarının kimse tarafından okunmayacağını ve dikkat alınmayacağını düşünüyorlar sanırım. Yoksa neden bir raporun çıktısını alıp sonra fotoğraf olarak tarayıp PDF olarak kaydetsinler ki? Raporunun birçok farklı menfaat sahibi tarafından okunacağını hatta onların raporun tamamını değil de istedikleri noktasına en kısa şekilde varabilmek için PDF’te “bul komutunu” (Kontrol+F) kullanacağını düşünmüyorlar sanırım. Bunun aksi bir durum olsaydı bilgisayarda yazılmış bir belgeyi PDF olarak kaydederlerdi, biz de rahat rahat okurduk.

PS: Raporlarınıza isim verirken tuşlara rastgele basıp 255 harf limitine uymak zorunda olmadığınızı hatırlatmak isterim.

1 Mayıs Hatırlatması

2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2.maddesi C bendi gereğince

1 Ocak günü yılbaşı tatili, 1 Mayıs günü Emek ve Dayanışma Günü ve 15 Temmuz günü Demokrasi ve Milli Birlik Günü tatilidir.

4857 sayılı Iş Kanununun 44. ve 47. maddeleri gereğince

MADDE 44. – Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir. Bu günlere ait ücretler 47 nci maddeye göre ödenir.

MADDE 47. –Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir.

Finansal hafızaya ihtiyacımız var

Türkiye’de kurumsal yönetim, şirket performansı, piyasa performansı, türev ürünler ve diğer muhasebe-finans konuları üstüne yazılmış çok kıymetli eserler var. Her eserin saygıdeğer yazar(lar)ı da çalışmaları için elde ettikleri verileri, verisetini paylaşmamakta haklıdırlar. Kan, ter, gözyaşı ise bu haklılığın esas sebebidir çünkü ülkemizde finansal ve finansal olmayan verilere ulaşmanın zorluğu o verilerin araştırmacı için değerini arttırıyor. Çok basit bir örnek vereceğim. Düşünün ki şirketlerin finans direktörlerinin kişisel niteliklerini araştırmak istiyorsunuz, yaşayacağınız en önemli sıkıntı bazı şirketlerin bu bilgiyi sadece isim olarak paylaşıyorken bazıları ise olabildiğince detaylı izah eder. Aynı şekilde bir şirketin faaliyet raporunun içerisinde istediğiniz kelimeyi aratabiliyorken başka bir şirketin faaliyet raporu ise çıktının taranmış hali olduğundan baştan sona okumak zorundasınız. Binbir zahmetle toplandığınız veriyi de hatır gönül birine vermek, karşılık beklememek de bana doğru gelmiyor.

Belirli bir aşamaya kadar finansal verilere ulaşmak finansal olmayanlara göre daha kolay. Örneğin birkaç tıklama ile bunu karşınıza getiren Finnet Mali Analiz gerçekten çok faydalı bir program. Nakit akış tablosunda faaliyetlere göre nakit giriş çıkışı, denetçi görüşü gibi noktalarda ise yine yalnızız, onların da teker teker sayfa sayfa gezerek toplanması gerekli. Türk muhasebe-finans akademisyenleri en temel finansal bilgileri bile kendimiz topluyoruz. Halka açık bir şirketin yıllar itibariyle kazanç oranları, ülkemizin ekonomik durumu, denetim raporları, ortaklık yapıları sır gibi saklanmıyor olabilir ancak bu verilere ulaşmak ne yazık ki kıymetli fakat gereğinden fazla zahmetli bir iş. Niteliksel araştırma programları (NVivo, Atlas.TI) içerik araştırmasında çok faydalı olsalar da ne yazık ki bazı şirketlerin resim olarak yüklediği ve OCR ile de pek fazla düzelemeyen PDF dosyalarına karşı çaresizler. 

Ülkemizde üstüne çok durulmayan fakat uluslararası alanda son derece büyük önem teşkil eden “denetim ücretleri”. Şeffaflığı, finansal bilginin itibarını koruyan denetim şirketlerimizin bir müşteri işletmelerden aldığı denetim ücretinin ticari sır olma özelliği nereden geliyor? Örneğin Ford Motor Company’nin denetim şirketi olan PriceWaterhouseCoopers’a yaptığı ödeme 2015 yılı için 49,9 milyon USD iken 2014 yılı için 47.8 milyon USD. Ford Oto. San.  A.Ş.’nin denetimi için aldığı ücret neden açıklanmıyor? Ford Türkiye ve PWC Türkiye için ticari sır olan bir bilgi neden Ford ABD ve PWC ABD için ticari sır olmuyor? Denetim ücreti bilgisini neden bu kadar önemsiyorum? Basit, bize denetçinin bağımsızlığını ölçmek için kullanabileceğimiz en basit göstergedir. Sağolsun bizim “Bağımsız Denetim Yönetmeliği”nin 36.maddesi ile KAYİK denetimi yapmamış olanlar şeffaflık raporu hazırlama derdinden de kurtarıyor kendini.

Sözün özü; Türkiye’de finansal araştırmaların kalitesi ve derinliği arttırılmak isteniyorsa finansal hafızamızı oluşturmalı ve erişilebilir kılmalıyız. Bu erişebilirliğin belirli bir yıllık ücret karşılığında yapılması da sarf edilen emeğin hakkının ödenmesi olduğu görüşündeyim. Uluslararası literatürde araştırmaya konu olan birçok çalışmanın Türkiye şartlarında gerçekleştirileceği günler elbet gelecek ancak o zamana kadar sabredip, sistem böyle bahanesine sarılmak bizi sorumluluklarımızdan kurtaramaz.

Tez yazarken…

Aslına bakarsanız lisanüstü seviyesinde tez yazarken uyduğumuz kurallar çoğunlukla farklıdır ancak ortak inancımız olan bir nokta vardır: İntihal ayıptır. Bunun dışındayazıtipi ve boyutları, alıntı yöntemi, tablo isimleri, kenar boşlukları ve daha birçok kural enstitünüz nasıl istiyorsa uyulması şarttır. Benim burada vereceğim tavsiyeler akademik olmaktan ziyade pratiğe dönük olacaktır. 

  1. Enstitünüzün tez yazım yönergesini mutlaka okuyun. Tezi yazdıktan sonra geriye dönüp düzeltmelerinizi yapmakla uğraşmayın. Bütün tez bittikten sonra sayfayı tekrar tekrar ayarlamak işkence farksızdır.
  2. Alıntı yöntemi olarak dipnot kullanmak zorunda değilseniz mutlaka Mendeley kullanın. Birçok referans yönetim yazılımı olmasına rağmen Mendeley iki yönden çok iyidir; bir ücretsizdir, iki kullanımı çok kolaydır.
  3. Tezinizde kullanacağınız model çok kapsamlı analizler istemiyorsa, sizin de SPSS, Eviews, Stata gibi istatistik/ekonometri yazılımlarına erişiminiz yoksa PSPP ve Gretl çok iyi iki seçenektir. Bu iki açık kaynak kodlu yazılımın dışında paketleriyle yetenekleri sınırlanamaz hale gelen ise R bence esas tercih etmeniz gereken yazılımdır.
  4. Bir önceki konudaki tavsiyemi ofis yazılımları için de geçerli tutacağım; Microsoft Office yerine LibreOffice her zaman geçerli bir tercihtir.
  5. Mutlaka ve mutlaka kullanacağınız programların kolaylıklarını, işinize yarayacak eklentilerini yazıma başlamadan önce öğrenin. 
  6. İçindekiler, Şekiller ve Tablolar listelerini manuel yaptığınız takdirde her seferinde sayfa sayfa kontrol edip tekrar tekrar güncellemenize gerekir. İçindekiler listesinş otomatik oluşturmak için “Başlıklar” (Heading) ve Şekiller ve Tablolar listeleri için de “resim yazılarını” (caption) kullanın, böyle dertleriniz kalmasın.

Yukarıda bahsettiğim her bir tavsiye kişisel deneyimlerden yola çıkılarak yazılmıştır. İşe yaraması dileğiyle.

[T][U]FRS cezalandırır mı?

Cevap veriyorum: Evet. Bunu da açık açık, gözünüze soka soka yapmaz. Basit bir yöntemi vardır: Kötü çalışan bir bilgi sistemi. Sadece kullandığınız ERP’nin markası veya sizin geliştirmelere ne kadar para saçtığınız değil. Aynı zamanda iç kontrol sisteminiz de bilgi sisteminin en temel parçasıdır. Pozisyon almadan dövizle işlem yapmanızla, hangi akla hizmet iktisap ettiğiniz makinenizle veya satamayıp depolara yığındınız stoklar ile cezalandırır TFRS.

Halka açılmaya karar vermiş belirli büyüklükte bir işletme iseniz kur farklarına karşı kendinizi korumayı bilmiyorsanız kabahatli olan TFRS değildir. Küçük yatırımcının birikimine sahip çıkamayacaktınız madem niye halka açıldınız? Bir işin finansal detaylarına haiz değildiniz, niye işe başladınız? “Kervan yolda düzülür” yaklaşımı ile size emanet edilen kıt kanaat biriktirilmiş tasarruflara zarar verme hakkını kendinizde nasıl görürsünüz? Bir vatandaşın tasarruflarına talip olan her işletme, Türkiye’de haliyle de inşaat sektörü, için geçerlidir bu sözlerim.

“Türkiye krizler ülkesidir, kurdan sebep bizi zarara sokmayın” yaklaşımı yeni döviz krizlerine ortam hazırlamaktır. İçinde bulunduğunuz ortamın şartlarına ayak uyduramıyorsanız, yaşadığınız her krizden ders çıkartamamışsanız  ve finansal disiplini düstur edinmediyseniz kabahatli olan artık sizsinizdir, sistem değil.