Varsayımsal Muhasebenin Dijitalleşmesi

Başlık tamamiyle başlığa bir şey yazılması için yapıldı. Yoksa muhasebe teorisini dijitalleştirmek gibi bir arzum yok. Zaten “muhasebe teorisini dijitalleştirmek” nedir onu da bilmiyorum. Bildiğim basit bir şey var, bizim meslek (muhasebe) ülkemizde hak ettiği saygıyı görmüyor. Onun bunun kabahati, öyle oldu böyle oldu gibi boyumdan büyük olaylara dalmak gibi bir arzum da yok. Şimdilik. Mesleğin saygınlığının azalması haklı olarak mesleğe mensup ve meslekten meczup olanları üzüyor. Ben galiba meczup taraftayım. Mensup olanlar  da durumdan çözümü muhasebe mesleğine gerek olmayan (fuzuli demiyorum) eklentiler takıyorlar. Takılmayın, mesleği teknolojinin akımına bırakın o zaten kendi içerisinde mikro seviyede elemeleri yapacak.

Bilginin Kralları Hakkında

Muhasebe çeteleri var bizim ülkede. Belki de bütün bilimlerde vardır da ben sadece bizimkileri tanıyorumdur. Mümkün.

Bilim konusunda kimse onlardan daha iyi değil. Her zaman piyasanın öncüsü onlar. Yeni olan her şey onların tekelinde. Onlar biliyorsa vardır, onların bilmediği konu yok hükmündedir.

Konu hakkındaki uzmanlıklarının uluslarararası standartlarda olduğunun da bilincindeler.

Bu arada uluslararası alanda ses getirmiş, alıntılarla dolmuş taşmış eserleri de yok.

MUGST, BOBİ, TMS, TFRS, BDS. Bütün kısaltmaların açılımını isimleri gibi biliyorlar.

Onların eserinden alıntı yapmamış bir çalışmanın varlığı bile hayal ve kabul edilemez. (Hatırlatma için Murat’a teşekkürler) 

Yeterliliğe giriyorsun ve onların kitabını bir kez okumadan geçmeyi hayal edersin ha! Bre deyyus!

Kendilerinin düzenlemediği hiçbir uluslararası kongrede bildiri sunmuş değiller. 

Makaleleri hiç konferansta sunulmadan, “working paper”* olarak yayımlamadan hazır hale geliyor. Öylesine iyiler.

Onlar için bildiri sunmak eşittir tatil imkanı. Allah korusun olur da kendi bilmezin çıkıp da  bildirisine yorum yapamaz. Ne haddine!!! Vurdururlar kellesini jürilerde.

Onlar bu ülke ve muhasebe bilimi için birer lütuf.

Siz olmazsaydınız biz ne yapardık?

İleri giderdik.

Yaşar mı 1 Mart?

Mesai biter muhasebecinin işi bitmez.

Her gün yeni bir vergiye adapte olmak da onun işi.

Ey Muhasebeci!

Geçmiş günün kutlu olsun!

Unutma, yasal düzenlemelerle elde ettiğin o afilli unvanlara karşılık hala en gerçekçi unvanın muhasebecidir.

Kara Kule’den esinlenerek…

Ben evrakları asetat dosyada saklamam.

Evrakları asetat dosyada saklayan babasının yüzünü unutmuştur.

Ben evrakları delerim.


I don’t keep the documents in the punched pockets.

He who keeps in the documents in the punched pockets has forgotten the face of his father.

I punch holes the documents.

Muhasebe bilgisinin önemsizliği üstüne

Muhasebe sanattır iddiasını kabul etmiyorum; sanat sıkıcıdır, muhasebe değildir. Bazıları ise muhasebeyi sanata benzetmek, onu sıkıcı yapmak istiyor. Vergi beyannamesi, iş kanunu ve noter tasdiği tarafından oluşmuş şeytan üçgeninden de çıkmasına da izin vermek istemiyorlar. TÜRMOB’un Game of Thrones’a dönmüş yapısının da mesleğe hiçbir katkısı yok. Bana inanmıyorsanız KGK’ya bakın. Standartları çeviriyor, muhasebecileri yetkilendiriyor sonra onların hata yapacağı anı kollamak üzere akbaba timsali geziniyor. SPK da kendi denetim yetkisine sınırlar çizdi. Halka açık şirketi denetleme isteyen SPK’dan izin isteyecek, “halka kapalı olsun ben denetleyeyim” diyen KGK’nın kapısını çalacak. Muhasebe mesleğinin sınırlarını çizen 3568 sayılı kanunun 2.maddesinin c. fıkrasının verdiği denetim yetkisini nerede kullanacağımız belli olduysa devam edelim.

“Çok muhasebeci var, kaliteyi arttırmak istiyoruz” diyen akıllı büyüklerimiz var, siz zamanında mesleğe giriş standartlarını yüksek tutmaktan imtina ettiğiniz için bu hale gelmiş olabilir miyiz? Siz daha fazla üye gelsin, daha büyük gücüm olsun diye kavrulurken muhasebe mesleğini yerle bir ettiğinizi bilmiyor muyuz? Maliye Bakanlığından uzatma istemek dışında mesleğin gelişiminde muhasebeci odaları ne yaptı? Tek adamlığa politik olarak karşı olup meslek odalarında tek adamlara şakşakçılık yapanları da pas geçmeyelim lütfen. Sanırım c’den gelen denetim yetkimizi nereden kullanacağımızı hala tespit edemedik. Her şey bir yana hesap planı bilmemenin ve öğretmemenin erdem olduğu günlerdeyiz.

Muhasebeyle denetimin birbirinden ayrı olduğu bir ülkede yaşıyoruz, bazı denetçi arkadaşlar kendilerine muhasebeci deyince mahzunlaşıyor. Devletten gelme muhasebeciler arasında bile görünmeyen bir rütbeleme var. Örneğin emekli hesap uzmanları kendilerini subay, emekli gelir kontrolörlerini astsubay, vergi emekli denetmenlerini uzman çavuş gibi görüyor. Sanırım bu da sadece bizde olabilecek bir durum. KGK da sağolsun bu konuda kendini mutsuz hisseden muhasebecileri “bağımsız denetçiye” dönüştürdü. Ancak ticari bağlar sebebiyle doğal olarak da unvanlar SMMM-BD-KGK BD-Bilirkişi gibi acayip bir hale büründü.

Ülkemizde muhasebecilik mesleğinin gelişimi patinaj çekmeye devam ediyor, aksi gibi de kimsenin yolda kalmış arabadaki koltuğundan inip arabayı yola sokmak için çamura bulaşmaya, omuz vermeye niyeti yok. ABD’nin 1900’lerde nelerden geçtiğini öğrenip aynı sorunları tekrar yaşamaktan kaçınmak yerine bir de biz yaşayalım bakalım, ne olacak göreceğiz noktasındayız. Oysa iyi oluşturulmuş muhasebe çerçevesinin faydasını bir önceki asırda çoktan anlatmışlardı.

“Kapitalizm ve çift kayıtlı defter tutma kesinlikle birbirinden ayrılamaz; birbirleri arasındaki ilişki biçimle içerik arasındakine benzer.” Werner Sombart

“Modern kapitalizmin, günlük ihtiyaçlarımızı karşılayan büyük kârlı işletmelerin, büyük varlığının en evrensel sebebi, mantıklı bir sermaye hesabının standart olarak kullanımıdır.” Max Weber

Ayrıca, muhasebede hazırlanmış kötü bilginin nelere kadir olduğunu (uluslararası ekonomileri yıkabilmek mesela) hatırlatmak için Stiglitz’den küçük bir okuma önerisi:

Stiglitz, J. E. (2010). The Financial Crisis of 2007–8 and its Macroeconomic Consequences. In S. Griffith-Jones, J. A. Ocampo, & J. E. Stiglitz (Eds.), Time for a Visible Hand (pp. 19–50). Oxford, UK: Oxford University Press.

Muhasebe 101

Muhasebe eşitliğini boşver.

Şunu bil yeter: Giren borç çıkan alacak.

Öyle anlamadıysan da şöyle anlatayım: “iEline gelen borç, ele gelmiyorsa alacak.

Muhasebe döngüsünü bilmesen de olur.

Gelir tablosu ve bilanço yeter. Diğer finansal tablolar teferruat.

Muhasebeyle ekonominin ne alakası var?

Ya muhasebe dediğin saçma sapan anlamsız kurallar bütünüdür zaten.

Gerçekleşme Oranı

40 yıllık muhasebecilikten sonra Walter bir anda vergi iadesini ne kadar zamanda hazırladığının hiçkimsenin umrunda olmadığını fark etti.

Greg Kyte

Teknolojinin İşsiz Bıraktığı Muhasebeciler Kulübü

İnsan, muhasebeci olacağını bile bile nasıl yaşar?
Ya çıldırır ya da ruhsatını unutur (NHR’ye saygıyla)

Frey ve Osborne (2013) mesleklerin bilgisayarlar tarafından yapılabilme olasılığını hesaplamış. Sonuçlara göre muhasebe mesleğinde işlerin bilgisayar tarafından yapılma olasılığı aşağıda

  1. Muhasebeci ve denetçilerin yüzde 94’ü,
  2. Bordrocuların yüzde 97’si
  3. Kayıt girişi yapanların yüzde 98’i
  4. Vergi beyannamesi hazırlayanların yüzde 99’u

Bir diğer deyişle 100 muhasebeciden sadece altısı (6) çalışıyor olacak, geri kalanı da biz niye teknolojiyi hor gördük diye hayıflanıyor olacak. Accounting Today insan faktörünün önemine değiniyor ancak unutmayınız ki Facebook geliştirdiği yapay zekayı korkusundan kapattı. Demem odur ki gelecekte yapay zeka geliştikçe finansal analizler çok boyutlu ve tarafsız olacaktır.

Dünyanın en eski işletme uygulamalarından biri olan muhasebenin teknolojiye ayak uydurmaktan geri durmamak gibi çok güzel bir huyu vardır. Bundan 10 yıl sonra hangi gelişme (iş dünyasında veyahut teknolojide) yaşanırsa yaşansın muhasebe bilimine ve uygulamalarına adaptasyonu uzun sürmeyecektir.

Muhasebecilerin yaptığı 8+3 yanlış 

Accounting Today’de yayımlanan yazı haliyle Amerikalı meslektaşlarımıza ithafen yazılmış ancak ülke değişse bile yapılan hatalar ülkeden ülkeye benzerlikler​ gösterebiliyor. Listenin ilk sekizi Accounting Today’e ait, 9, 10 ve 11 ise ülkemizde muhasebe mesleğinin sorunlarının da çözümü olacağına inandığım görüşlerimdir

  1. Kendilerini farklılaştırmamaları (markalaşmamaları).
  2. Müşteriyi, işletmeyi veya endüstriyi anlamamaları.
  3. Tarihsel verileri toplamanın ve özetlemenin mesleğin doğası olduğunu unutarak geleceğe dönük önlemler almamaları.
  4. Hizmetin gerçek değerini ücrete yansıtmamaları.
  5. Sadece beyanname hizmeti vermeleri.
  6. İdeal müşteri profilini çıkartmamaları.
  7. Referansa dayalı bir ağ kurmamaları.
  8. Güvenilir bir danışmanın neye benzediğini anlamamaları.
  9. Uzmanlığa dayalı ortaklıklar ile muhasebe ofislerinin kurulmaması.
  10. Teknolojik gelişmelerden yeteri kadar yararlanılmaması.
  11. Mesleğin gerektirdiği sürekli eğitimin göz ardı edilmesi.

The 8 biggest mistakes accountants make

Who are accountants?

They are the heros economic system deserves, but not the one it needs right now.

So we’ll hunt them.

Because they can take it.

Because they are not our heros.

They are silent guardians.

Watchful protectors.

The Dark Knights.