Dilbilgisi meselesi

Gelelim benim neye takıldığıma. Bazı insanlar için dilbilgisi önemsizdir. Noktalama, bağlaç, yazım gibi kurallar onlar için bir şey ifade etmiyor. Bunu hangi gerekçeyle savundukları da şüpheli. “İnsanlar beni anlıyor” gibi boş bahanelerinin de olmayacağını düşünüyorum.  Yukarıda seyrettiğiniz video ne yazık ki bazıları için Türkçe’de geçerli. Linkedin’de gördüğüm paylaşımların ardından hazırlıyorum bu metni. Doldum diyebilirim. Hakkında şikayetlendiğim insanlar koca koca CEO’lar, patronlar, yöneticiler, danışmanlar. İyi ki Nazım Hikmet, Ahmet Arif, “Muhsin Ünlü” ve daha niceleri sizinle hemfikir değil. Yoksa o güzelim Türk edebiyatı kim bilir ne hale gelirdi. Leyla ile Mecnun’da Türkçe öğretmeni göndermesi olmadığı için Matematik öğretmeni ile idare edeceğiz.

Dilin kötü kullanımının savunulur hiçbir tarafı yoktur. Öyle olsa gerek diye düşünüyorum. Bir olasılık daha var; Türkçe öğretmenlerim (hepsinin teker teker ellerinden öperim) öyle işlemişler ki dilbilgisini beynime bazen an geliyor dinlediğim konuşmaları metne çeviriyorum kafamda. Hangi noktalama işareti nerede (hece, tümce, cümle) kullanılmalıya kadar düşünüyorum. Belki de koca koca olanlar haklı, ben haksızım. Her zaman mümkün.

Konu hakkında kişisel bir eleştiri yapmak zorundayım: Bazen aklıma gelen bir konuyu hızlıca yazıp yayımlıyorum. Sonra bir bakıyorum ki anlamı birbirine sokmuşum. Yeni yıl gelmeden kendime koyduğum hedeflerden biri: Yazdıklarımı 3 kere okumak.

İnan değil sana kastım

Bazı insanlar sizinle sizden habersiz samimî olurlar. Siz hangi ara kendisiyle dost olduğunuzu bilmezsiniz. O size dair her şeyi merak ediyorken sizin umrunuzda bile değildir onun ne yaptığı. Bir de aksi gibi onlarla muhabbet anlamında konuşabildiğiniz tek bir kelime dahi yoktur. Bu insanlar ile muhatap olmamayı seçtiğim her anda aklımda çalan şarkı Ahmet Kaya’dan geliyor. Efsane “Dosta Düşmana Karşı” albümünden konuyu izah eden şarkısı Dost.

Gül yüzlü gül destim

Pirim ben sana küstüm

İnan değil sana kastım

Cahille sohbeti kestim

Denizbank tabi olduğu BDDK yönetmeliklerini ihlal ediyor.

1 Kasım 2006 tarihli, 26333 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çeki̇lmesi̇ne ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İli̇şki̇n Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeli̇k’in 6.maddesi 1 Kasım 2012 tarihli 28454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile güncellenmişti.

Neydi bu güncellemenin sebebi? Bankaların farklı isimler altında, müşterilerine sormadan kredi mevduat hesapları açması. Tabii bazı bankalar bununla da yetinmeyip kredi kartı gibi ürünleri de müşterinin rızası olmaksızın satmayı görev edinmişti. BDDK Yönetmeliği güncelledi ancak DenizBank isimli kurumun yönetimine haber gitmedi sanırım. Eğer aksi olsaydı 25 Ekim 2017 tarihinde saat 6:03’te DenizBank coşku dolu bir e-posta göndermezdi bana: “Kurtaran Hesabınızı iyi günlerde kullanmanızı dileriz.”

Yıllar önce benden habersiz kredi kartı çıkarttılar, mesajla bildirdiler bir de utanmadan. İptal ettirdim, durmadılar. Benden habersiz kredi mevduat hesabı açtırdılar, heyecan dolu bir SMS göndermişlerdi, kapattım. Sorumlu bir müşteri olarak da uyardım; “Bir daha yaparsanız BDDK’ya şikayet edeceğim, sizden benim onayım olmayan bankacılık ürünü istemiyorum ve sorumluluk da kabul etmiyorum” diye de hem yazılı hem sözlü belirttim. Fıkradaki gibi, bu üç! Artık BDDK’nın Türkiye’deki bankacılığı ve vatandaşları korumaya olan sorumluluğuna ve yetkisine inanarak şikayetimi aktardım. Sürecin nasıl işleyeceğini çok merak ediyorum. İnşallah bu usulsüzlüğe imza atan arkadaşların da tek tek cezalandırıldığını paylaşacağım burada.

Kurtaran Hesap e-postası

Yönetmelik

Yönetmelikte Yapılan Değişiklik

Annelere…

Ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının

anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf…

 

Nobel Barış Ödülü İkilemi

Silah tüccarının Dünyaya armağanı Barış Ödülünü almanın maliyeti ve kriterleri nelerdir? Yıllar içerisinde bu önemli (!?) almış isimlerin dünya barışına gerçekten katkısı nedir?

Aung San Suu Kyi is not worthy of her Nobel Peace Prize http://www.independent.co.uk/voices/rohingya-refugees-ethnic-cleansing-myanmar-aung-san-suu-kyi-nobel-peace-prize-winner-not-worthy-a7954846.html

Starbucks ve müzik

Şu an çalışanlarına sıkıntı çıkartılmaması için ismini vermeyeceğim bir Starbucks’ta oturmuş çalışıyorum. Arka fonda “Fikrimin İnce Gülü” çalıyor Müzeyyen Senar’ın o pamuk sesinden.

Daha istekli, daha keyifli çalışıyorum.

Pazarlama üstadları ne der bilmiyorum ancak Starbucks’ın da Coca-Cola’nın izinden gidip yerelleşme vakti geldi artık.

Eid al-Adha Mubarak!

Başlıyoruz…

Muhasebenin beyanname hazırlama sistemi, muhasebecinin vergi beyannameyi vergi dairesine aktaran sorumlu olduğu ülkede bazı şeyleri değiştirmenin vakti geliyor da geçiyor bile.

Hayırlara vesile olması dileğiyle.